17.04.2020, 22:01 617

Her Dört Kadından Birinin Sorunu: Miyom

Toplumda bilinirliği yüksek bir hastalık olan miyom, her dört kadının birinde görülen ve kadın hastalıkları uzmanlarına sık başvuru nedenlerinden olan bir problem.

Peki nedir bu miyom?

Uterus ya da diğer yaygın bilinen adıyla rahim, ağırlıklı olarak kas hücrelerinden oluşan bir organ olup, bu yoğun kas kütlesi aynı zamanda sayısını arttırma (hiperplazi) ve büyüme (hipertrofi) yeteneğine sahiptir, rahmin bu özelliği gebelik öncesi yaklaşık bir yumruk kadar olan rahim boyutunun, gebeliğin sonunda var olan gebeliği taşımak için hacim olarak 20 katlara ulaşabilecek bir kapasiteye sahip olması için gereklidir ve gebelikte görülen bu büyüme geri dönüşümlüdür. Diğer yandan, rahmi oluşturan kas hücrelerinin bu çoğalma kabiliyeti bazen uygunsuz, kontrol dışı ve geri dönüşümsüz olabilmektedir. Miyom gelişiminin temelinde yalnız bir adet rahim kas hücresinin, etraf dokudan farklı bir özellik kazanıp (alterasyon)kendi kolonisini oluşturma gayreti sonucu ortaya çıkan bir patolojidir. Yani bir hücre kendi bağımsızlığını ilan edip kendini çoğaltarak rahim içerisinde bir tümör halini almaktadır. Miyomun bu tek bir hücreden oluşma özelliği onu monoklonal yani tek hücre kökenli bir patoloji olarak tanımlamamızın nedenidir.

Miyomlar  oldukça yaygın görülen hastalıklardan biri olup her dört kadından birinde tespit edilmektedir. Aslında klinik olarak tanımlanan miyomlar için geçerli olan bu oranın daha fazla olduğu bilinmektedir.  Herhangi bir nedenle ameliyatla çıkartılmış rahimlerin incelendiği çalışmalar, gerçek miyom görülme sıklığının çok daha yüksek(%70-80) olduğunu ortaya koymuştur.

Miyomların büyük bir kısmı herhangi bir yakınmaya neden olmadan (asemptomatik) varlığını sürdürürken, diğer bir kısmı ise kadın sağlığını ve/veya yaşam kalitesini çeşitli oranlarda etkileyen bazı problemlere neden olabilmektedir. Miyomların neden olduğu problemler başlıca; miyomun büyüklüğü, yerleşim yeri, içinde zamanla ortaya çıkabilen değişikliler (dejenerasyonlar), miyomun sayısı, hastanın yaşı, gebelik durumu, menapozal dönemle ilişkisi, hastanın eşlik eden ek tıbbi problemleri gibi faktörlerle ilişkilidir. Sıralanan bu faktörler aynı zamanda tedavi ihtiyacını ve tedavi şeklini de belirleyen ana faktörlerdir.

Miyomlarda en sık ortaya çıkan problem kanamadır ve miyomlu kadınların yaklaşık 1/3’inde kanama ile ilgili problemler görülmektedir. Miyom ile rahim kanaması arasındaki ilişki, kimi zaman miyomun kanadığı şeklinde yanlış bir bilgiyi de kaçınılmaz olarak yanında getirmektedir. Aslında kanayan miyomun kendisi değildir. Miyom(lar), kadının olağan periyodunda başlayan adet kanamasının miktarını arttırarak ve/veya süre olarak uzatarak kanama problemine yol açmaktadır, eğer ki miyomu olan kadın menapozda yani adetten kesilmiş ise miyom, çok nadir bazı durumlar dışında, vajinal kanamaya neden olmayacaktır. Nadiren rahim iç boşluğuna yerleşen bir miyom dejenere olup direkt olarak kendisinden kanamaya neden olabilir, ancak bu durum çok nadirdir.

Miyomu olan kadınlarda kanamadan sonra ikinci sıklıkta görülen problem ağrıdır. Miyomlarda görülen ağrı sıklıkla kronik alt karın ağrısı (kronik pelvik ağrı) şeklinde olabilirken bazen bu ağrı miyomda görülen dejenerasyona bağlı olarak akut karın ağrısı şeklinde karşımıza çıkabilmektedir. Yine daha düşük sıklıkla miyomlar adet dönem ağrısı (dismenore) veya ilişki sırasında ağrı (disparüni) problemlerine neden olabilmektedir.

Genellikle büyük miyomlarda ortaya çıkan bir diğer problem ise bası problemleri olup büyüyen miyomun etraf yapı ve organlara basısına bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Karın ön duvarına doğru  aşırı büyümüş bir miyom idrar ile ilgili problemlere yol açarken, arkaya doğru büyümüş bir miyom kalın bağırsağın son kısmına yaptığı bası neticesinde kabızlık ve zor dışkılama gibi problemlere neden olabilir, diğer yandan yanlara doğru aşırı büyümüş bir miyom böbrek ile idrar torbası arasında idrarı taşıyan kanala (üreter) bası yaparak uzun vadede böbrek yetmezliğine yol açabilmektedir. Ancak miyomun basısıyla ortaya çıkan bu durumlar sanıldığının aksine sık görülen problemler olmayıp genellikle rahmi ileri derecede (en az 3-4 aylık gebelik cesametinde) büyüten tek veya birden fazla miyom neticesin çok nadir bir durum olarak karşımıza çıkabilmektedir.

Miyomlar nadiren infertilite yani çocuk sahibi olamama nedeni olarak da karşımıza çıkabilirler. Bu özellikle, normal bir gebeliğin rahim içerisinde yerleşim yeri de olan rahim iç boşluğundan köken alan ve ya bu boşluğa, rahim iç duvarından bası yapan miyomlar için söz konusudur. Miyomlar daha nadiren tüplerin rahim içerisine girdiği noktayı tıkayarak da infertilite nedeni olabilmektedir. Genel olarak miyomların infertilite neden olma olasılığı oldukça düşük olup, tüm infertilite nedenlerinin %5’inden daha azını kapsarlar.

Gebelikte miyomlar sıklıkla büyüme eğilimi gösterirler ve bu büyümenin oranı kişiden kişiye farklılık gösterir. Gebelikte miyomlarda ortaya çıkan bir diğer durum da kırmızı dejenerasyon olarak adlandırılan miyom içerisine olan kanamanın neden olduğu değişikliktir. Gebelikte miyomların neden olduğu başlıca problemler;  gebelik kaybı(düşük),  erken doğum ve bebeğin rahim içerisinde olağan dışı yerleşim ve doğum pozisyon anomalileridir (malprezentasyon).

Miyomlarda esas tedavi seçeneği cerrahi olup, sadece miyomun alındığı miyomektomi operasyonu veya miyomların rahimle beraber alındığı histerektomi ameliyatı olarak başlıca iki ana başlık altında toplanabilir. Miyomların neden olduğu kanama veya ağrı gibi semptomlar için kimi zaman ilaçlardan faydalansak ta,  miyomların ilaç ile ortadan kaldırılması kesinlikle mümkün değildir.Sadece miyomun alınıp rahmin korunduğu miyomektomi ameliyatı genellikle 45 yaş öncesi ve çocuk istemi olan hastalar için bir seçenek olurken, hastanın yaşından bağımsız olarak, hastanın istemi doğrultusunda hangi yaşta olursa olsun da uygulanabilmektedir. Günümüzde miyom ameliyatları, özellikle son 20 yılda cerrahi teknolojinin sağladığı kolaylıklar neticesinde kapalı yöntem ile yapılabilir hale gelmiştir. Kapalı, diğer adıyla laparoskopi ameliyatlarında, miyom(lar) en az 7-8 cm olan bir karın duvarı kesisi yerine, boyutu 5 mm ile 15 mm arasında değişen toplam 3 veya 4 delikten dışarıya çıkarılabilmektedir. Bu ameliyatta (laparoskopik miyomektomi) miyom(lar) karın içerisinde özel bir cihaz vasıtasıyla ince şeritlere parçalanmakta ve bu şekilde küçük deliklerden parçalar halinde dışarıya çıkartılabilmektedir.  Kapalı ameliyatların başlıca avantajları; açık ameliyata nazaran, daha az ağrı, daha kısa hastanede kalma zamanı, daha hızlı toparlanma ve günlük hayatına daha kısa sürede yeniden dönebilme olarak sıralanabilir. Ayrıca karın ön duvarında kesinin neden olabileceği komplikasyonlar olan  fıtık, infeksiyon  ve yapışıklık gibi problemlerde belirgin oranda daha az görülmektedir. Günümüzde kapalı miyom ameliyatları klasik laparoskopik yöntemin yanı sıra robotik olarak da yapılabilmektedir.

Miyomların tedavisinde ikinci ana ameliyat yöntemi ise histerektomi olup rahim alma ameliyatlarının en sık nedenini oluşturmaktadır. Histerektomi operasyonunda rahim yekpare bir şekilde miyom(lar) uda kapsayacak şekilde alınır. Histerektomi operasyonu sıklıkla menapozda ya da yakın bir zamanda menapoza girecek hastalar için bir alternatifdir. Bu ameliyatta rahim alındığı için miyomun nüks etme gibi bir durum söz konusu olmamaktadır. Rahim alma operasyonları da günümüzde kapalı teknikle (laparosopik veya robotik) yapılabilmektedir.

Günümüzde, oldukça sık rastladığımız miyomlar, çoğu kadın için bir probleme neden olmazken, bazı kadınlarda ameliyat gerektirebilen problemlere yol açabilmektedir. Miyomlarda tedavi bireyselleştirilmelidir. Hastanın miyomun neden olduğu yakınmaları, yaşı, gebelik beklentisi gibi faktörlerle birlikte en uygun tedavi yöntemi belirlenmelidir. Tek başına miyomun boyutu ve/veya sayısı ameliyat gerekçesi olmamalıdır. Örneğin, rahim dışına doğru büyümüş portakal büyüklüğünde bir miyom hiçbir şikayete neden olmadan yapılan rutin bir jinekolojik muayenede rastlantısal olarak saptanabilirken, oldukça küçük (1-2cm ) bir miyom rahimin iç kısmında yerleşip kanama problemlerine yola açarak ameliyatın kaçınılmaz olduğu bir duruma neden olabilir.

Son olarak kadınlarımıza sadece miyom için değil, genel anlamda üreme organları kaynaklı tüm hastalıkların engellenmesi veya erken tansı için, en azından yılda bir kez, herhangi bir şikayetleri olmasa dahi jinekolojik kontrollerini yaptırmalarını hatırlatmak istiyorum. Hepinize sağlık ve mutluluk dolu günler dilerim.

Prof. Dr. Korhan KAHRAMAN

Bahçeşehir Üniversitesi 

Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

Yasal Uyarı: Sitemizdeki tüm yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılması kesinlikle yasaktır.

Yorumlar (2)
Nurten Giran 3 yıl önce
Halkın anlayacağı dilden bir yazı elinize sağlık
Korhan Kahraman 2 yıl önce
Teşekkür ederim Nurten hanım
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 22 54
2. Fenerbahçe 21 45
3. Başakşehir 21 40
4. Beşiktaş 21 39
5. A.Demirspor 21 38
6. Trabzonspor 22 38
7. Kayserispor 21 32
8. Konyaspor 21 27
9. Karagümrük 21 26
10. Gaziantep FK 22 25
11. Alanyaspor 22 25
12. Sivasspor 22 24
13. Antalyaspor 21 24
14. Hatayspor 21 23
15. Ankaragücü 21 22
16. Kasımpaşa 22 22
17. Giresunspor 21 21
18. İstanbulspor 22 21
19. Ümraniye 21 14
Takımlar O P
1. Samsunspor 22 42
2. Eyüpspor 21 41
3. Bodrumspor 21 38
4. Pendikspor 22 37
5. Rizespor 21 37
6. Keçiörengücü 22 37
7. Sakaryaspor 22 37
8. Bandırmaspor 21 34
9. Boluspor 22 34
10. Manisa FK 21 30
11. Göztepe 22 30
12. Adanaspor 22 25
13. Tuzlaspor 22 22
14. Altay 22 19
15. Erzurumspor 22 18
16. Altınordu 21 17
17. Gençlerbirliği 22 16
18. Denizlispor 22 16
19. Yeni Malatyaspor 22 17
Takımlar O P
1. Arsenal 20 50
2. M.City 21 45
3. M. United 21 42
4. Newcastle 21 40
5. Tottenham 22 39
6. Brighton 20 34
7. Brentford 21 33
8. Fulham 22 32
9. Chelsea 21 30
10. Liverpool 20 29
11. Aston Villa 21 28
12. Crystal Palace 21 24
13. Nottingham Forest 21 24
14. Leicester City 21 21
15. Wolves 21 20
16. West Ham United 21 19
17. Leeds United 20 18
18. Everton 21 18
19. Bournemouth 21 17
20. Southampton 21 15
Takımlar O P
1. Barcelona 20 53
2. Real Madrid 20 45
3. Real Sociedad 20 39
4. Atletico Madrid 20 35
5. Rayo Vallecano 20 32
6. Villarreal 20 31
7. Real Betis 20 31
8. Athletic Bilbao 20 29
9. Osasuna 20 29
10. Mallorca 20 28
11. Girona 20 24
12. Celta Vigo 20 23
13. Real Valladolid 20 23
14. Almeria 20 22
15. Espanyol 20 21
16. Sevilla 20 21
17. Valencia 20 20
18. Cadiz 20 19
19. Getafe 20 18
20. Elche 20 9
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@